Katarsis

Katarsis, en temel anlamıyla duygusal arınma, temizlenme veya boşalma demektir. Bastırılmış duygu, stres, korku veya acı gibi yoğun hislerin dışa vurularak bireyin psikolojik olarak rahatlaması ve içsel bir dengeye ulaşması sürecidir. Kökeni Antik Yunan’a dayanan bu terim, hem psikolojide hem de sanatta derin bir rahatlama anını ifade eder.

Katarsis kavramının detayları:

  • Psikolojik Anlamı: Freud ve takipçileri tarafından, bilinçaltına itilen travmatik anıların veya duyguların açığa çıkarılarak iyileşme sağlanması (terapötik süreç) olarak kullanılır.
  • Sanatsal/Edebi Anlamı:Aristoteles’e göre trajedilerde seyircinin acıma ve korku duygularını yoğun yaşayıp sonunda bunlardan arınmasıdır.
  • Günlük Hayattaki Yeri: Bir ağlama krizi sonrası rahatlama, yoğun öfkenin zararsız bir şekilde dışa vurulması veya sanatla içsel huzur bulma birer katarsis örneğidir.

Özetle katarsis, ruhun ağır yüklerden kurtulup hafiflemesi ve huzur bulması sürecidir.

RekabetÜstü

Rekabetüstü, bir ürünü rakiplerle kıyaslanamaz kılarak pazarın mantığını yeniden kurmaktır. Mevcut ihtiyaçları aşan bir değer önerisiyle müşteriyi alternatifsiz bırakır. Bu, inovasyonun yarattığı yeni bir uzamda, tercihi zorlamadan gönüllü bağlılık inşa etme sanatıdır.

Edvard De Bono

Radikal Tekel

Büyük bir aracın doğal yeterliliği saf dışı ettiği yerde, radikal tekel ortaya çıkar. Radikal tekel, zorunlu tüketimi dayatarak kişisel özerkliği kısıtlar. Radikal tekel ancak büyük kurumların sağlayabileceği standart bir ürünün tüketilmesini dayatmak yoluyla, zorla uygulanan özel bir toplumsal denetim biçimidir. (Şenlikli Toplum, Ivan Illich)

Model, Modelleme Nedir?

Model, gerçek dünyadaki bir olayın veya sistemin soyutlanması, basitleştirilmesi ve kavramlaştırılmasıdır.
Model, olayı veya sistemi tanımlamaya başka bir deyişle bir örnek türetmeye yardımcı olur.
Modeller gerçek dünyadaki örneklerinin yerini alamazlar, ancak gerçek olay veya sistemin karmaşık yapısının anlaşılabilir parçalara indirgenmesinde yararlı olurlar.

Modelleme, gerçeğe benzer görüntüler yapmaktır. İnsanlar, bilimsel yöntemin henüz tanımlanmadığı ilk çağlardan bu yana karşılaştıkları problemlerle başa çıkma, evreni anlama ve doğaya hakim olma, daha rahat ve güvenli yaşama isteği doğrultusunda; ya sistemin kendisi üzerinde veya soyut/somut bir modeli üzerinde deneyler yapma ihtiyacı hissetmişlerdir. Modeller bizim mekanizmasını bilmediğimiz olayları anlamamıza, kurguladığımız hipotezleri test etmemize yardımcı olurlar. Bu nedenle bilim alanında model kullanımı kaçınılmazdır. Ancak, bu çalışmalardan elde edilen verilerin çok büyük bir titizlikle değerlendirilmesi gerekir. Model seçiminde, bulguların genelleştirilebilme ve insana uyarlanabilme özelliği de mutlaka göz önüne alınmalıdır.

Numen ve fenomen

Bilginin imkânı ya da imkânsızlığına yönelik düşünceler çerçevesinde, özne’nin ilişki kurduğu nesnenin görüntüsünün ardındaki gerçek özünü tanımlama çabası olan numen, somutun ifade bulduğu “fenomen”‘in karşıtı olup, varoluşsal özü ifade eder.

Kant, fenomeni; duyularla algılanamayan, insanın bilme yetisi dışında ve nedenselliğe tabi olamayan anlamında kullandığı numen (kendinde şey) terimine karşıt olarak, duyularla algılanabilen ve nedenselliğe tabi olan için kullanmıştır.

Fenomen/ Numen

Numen, bir nesnenin duyularımızdan arındıktan sonra nasıl göründüğü ile ilgilidir; fenomen ise bizi çevreleyen dünyada duyularımız ve/veya duyuşlarımız aracılığı ile algıladığımız herhangi bir nesnenin görünüşüdür.. Yani, asıl nesne (numen) ile görünüşü birbirinden farklıdır.
(R. Barthes açılımı)
bir fincan kahveye bakalım; çikolata rengindedir ve lezizdir, peki duyularımızı işin içine katmazsak kahve kendi başına nedir? 

immanuel kant‘a göre, mutlak bilgisi, şeyin kendisi anlamındaki felsefi nosyon.. (numen)

bir “şeyin” gözlemci tamamen duygulardan arındıktan sonra duygular olmadan “aslında ne olduğunu” simgeler. (Numen)

duyuların ötesinde kendinde var olan şey. nesnenin, algıların dışında kalan özü. (Numen)